Gözlerimiz… Dünyaya açılan en değerli pencerelerimiz. Her gülüşü, her manzarayı, her detayı onlarla görüyoruz. Ama bazen, bu pencereler yavaş yavaş buğulanmaya başlar. “Benim başıma gelmez” dediğimiz o an gelir çatar. İşte tam da bu yüzden bugün size bir hikâye anlatmak istiyorum… Bir stratejist olan Ali ile, yüreğiyle düşünen Elif’in hikâyesi. İkisi de aynı hedef için çabaladı: Gözlerinin ışığını ömür boyu korumak… Katarakt Önlemek İçin Ne Yapmalı? Ali ve Elif’in Gözlere Dair Yolculuğu Bir Sabah Aynaya Baktığında… Ali, 52 yaşında bir mühendis. Hayatında her şey planlıdır. Sabah yürüyüşünü aksatmaz, beslenmesine dikkat eder. Ama son zamanlarda aynaya baktığında fark ettiği küçük bir…
8 YorumEtiket: bir
Karı Koca Arasında Ayıp Olur mu? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Herkese merhaba! Bugün çok hassas bir konuyu, karı koca ilişkilerinde sıkça tartışılan ama genellikle pek konuşulmayan bir soruyu ele alacağız: “Karı koca arasında ayıp olur mu?” Bu soru, sadece Türk toplumunda değil, dünya çapında birçok kültürde farklı şekilde algılanıyor. Kimisi bunu tabu sayarken, kimisi de oldukça doğal bir ilişki dinamiği olarak görür. Gelin, bu soruya yerel ve küresel perspektiflerden nasıl bakıldığını inceleyelim. Küresel Perspektif: Aile İlişkilerinde Mahremiyetin Farklı Algıları Dünyanın farklı bölgelerinde, karı koca arasındaki ilişkiler ve bu ilişkilerdeki sınırlar oldukça değişkenlik gösteriyor. Örneğin, Batı kültürlerinde, özellikle Kuzey…
4 YorumSeni Seviyorum Çiçeği Nedir? Ekonomik Bir Bakışla Duyguların Piyasa Değeri Kaynakların sınırlı, ihtiyaçların sonsuz olduğu bir dünyada, her kararın bir fırsat maliyeti vardır. Bir ekonomist için bu temel gerçek, yalnızca üretim ve tüketim ilişkilerinde değil, duygusal seçimlerde de geçerlidir. “Seni seviyorum çiçeği” ifadesi ilk bakışta romantik bir jest gibi görünse de, aslında ekonomik açıdan derin bir semboldür. Bu çiçek, duyguların ticarileşmesini, arz-talep dengesiyle duygusal değer arasındaki gerilimi ve toplumun refah anlayışının dönüşümünü anlamak için ilginç bir örnek sunar. Ekonomik Perspektiften “Seni Seviyorum Çiçeği” Kavramı “Seni seviyorum çiçeği”, sembolik anlamda duygusal değer ile ekonomik değer arasındaki kesişim noktasını temsil eder. Bu…
4 YorumBilgehan İsmi Ne Anlama Gelir? Pedagojik Bir Bakış Açısı Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Bilgelik ve Öğrenme Bir eğitimci olarak, öğrenmenin insan hayatındaki dönüştürücü gücünü her gün bir kez daha gözlerimle görme fırsatım oluyor. Öğrenme sadece bir bilgi aktarımı değil; bireylerin dünyayı daha geniş bir perspektiften görmesini sağlayan bir yolculuktur. İnsanlar, sadece okullarda ya da formal eğitim ortamlarında değil, her an, her yerde öğrenebilirler. Bu nedenle, eğitimde kullanabileceğimiz her araç, kelime, isim ya da kavram, öğrenme sürecini derinleştirebilir. İşte bu yazıda da, “Bilgehan” ismi üzerinde durarak, bu ismin anlamını pedagojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Bilgehan ismi, aslında sadece bir kelime ya da…
8 YorumKonu Alanı Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, her gün karşılaştığım pek çok farklı durum beni meraklandırır. Birçok kez, insanların duygu ve düşüncelerinin karmaşıklığını anlamak adına bir kavramın derinliklerine inmeye karar verdim. “Konu alanı” gibi bir terim de, ilk bakışta basit bir ifade gibi görünse de, aslında derin psikolojik anlamlar taşıyan, insan zihninin sınırlarını zorlayan bir kavramdır. Peki, gerçekten “konu alanı” ne demek? Bu terimi psikolojik bir bakış açısıyla incelemek, insanın içsel dünyasını daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Bu yazıda, konu alanını bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji çerçevesinde inceleyecek ve bu kavramın insan…
8 YorumKaradut Şerbetini Saklama Sanatı: Buzdolabı Diplomasisi ve Cam Şişe Aşıkları Karadut şerbetiyle aramızdaki ilişki, yaz akşamlarında “tek yudum daha” diye başlayan ama kış ortasında rafta unutulduğunda “ben nerede hata yaptım?” diye biten bir dram-komediye benzer. Bugün, bu mor kahramanı nasıl saklayacağımızı konuşacağız; hem de gülümseten ayrıntılarla. Çünkü karadut şerbeti yalnızca lezzet değil, aynı zamanda bir karakter testi: Stratejik erkek aklın rasyonel planları ile empatik kadın kalbinin ilişki yönetimi, aynı cam şişede buluşuyor! Ali’nin Operasyon Planı: “Saklama Protokolü KDS-01” Ali, evin çözüm odaklı ve stratejik beyni. Karadut şerbetini görünce hemen bir proje yönetim tablosu açıyor: “Şişe steril mi? Kapak vakumladı mı?…
8 YorumHo Neyi Simgeler? Edebiyatın Derinliklerinde Bir Keşif Edebiyat, kelimelerin gücünü ve anlatıların dönüştürücü etkisini ortaya koyan bir sanattır. Her kelime, bir dünya yaratma potansiyeline sahiptir; her cümle bir anlam derinliği sunar. Bir edebiyatçı olarak, metinlerin bizi içine çekişini, karakterlerin yaşamlarındaki dönüşümü ve sembollerin gücünü her zaman hayranlıkla gözlemlemişimdir. Kelimeler ve semboller, bir araya geldiklerinde bizi başka dünyalara götürürler. Ancak, her sembolün arkasında derin bir anlam yatar. Bu yazıda, “Ho neyin simgesi?” sorusunu edebiyat perspektifinden inceleyeceğiz. Bir sembol olarak “Ho”, bize neyi anlatır? Hangi temalarla bağlantılıdır? Ve bizler için ne anlamlar taşır? Ho: Bir Edebiyat Sembolü Olarak Edebiyat dünyasında semboller, genellikle…
6 YorumEtkin Pişmanlık: Kültürlerin Gözünden Bir Antropolojik İnceleme Herkesin bir biçimde pişmanlık yaşadığı anlar olmuştur. Ancak bu evrensel duygunun farklı toplumlarda nasıl şekillendiği ve bireylerin pişmanlıklarını nasıl ifade ettikleri, kültürlerin ve ritüellerin derinliklerine inildiğinde oldukça farklılık gösterebilir. Antropoloji, insanları ve kültürleri derinlemesine anlayarak, bu tür evrensel deneyimlerin kültürel bağlamdaki yansımalarını araştırır. Etkin pişmanlık da bu yansımalardan biridir. Bireylerin, toplumlarına ve kültürel normlarına bağlı olarak, pişmanlıklarını nasıl dile getirdiklerini ve bu pişmanlıkları telafi etmek için hangi ritüelleri takip ettiklerini görmek, insan davranışlarının çok katmanlı yapısını anlamamıza yardımcı olabilir. Etkin pişmanlık, yalnızca bir özür ya da bir hata kabul etmekten çok daha fazlasıdır;…
4 YorumGizlilik Dereceli Belgeler ve Kelimelerin Gücü: Edebiyatın Işığında Kelimeler, birer kapı gibidir; onları açtığınızda içinden ne çıkacağı, bazen en derin sırları, bazen de en saf duyguları barındırır. Edebiyat, insanlık tarihinin bu kapılarını aralayarak duygularımızı, düşüncelerimizi ve toplumsal yapıları şekillendirir. Ancak bazen, kelimeler sadece anlamı değil, aynı zamanda gücü de taşır. Bir kelime ya da cümle, kocaman bir evrende kaybolurken, bazen bir belge, bir kelime ya da bir karar, taşıdığı anlamla adeta dünya değiştirebilir. Gizlilik dereceli belgeler de, tıpkı bir romanın en kritik anındaki gizemi ve gerilimi gibi, yalnızca belirli gözlere açılır. Bu yazıda, kelimelerin gücü ve gizlilik üzerine edebi bir…
8 YorumAni Heyecan Nasıl Önlenir? Felsefi Bir Deneme Filozof bakış açısıyla dünyaya baktığımızda, insanın içsel dünyasında meydana gelen değişimler, yalnızca psikolojik bir süreç olmanın ötesine geçer. Ani heyecan, tıpkı tüm duygusal durumlar gibi, insanın varoluşunun ve bilincinin bir yansımasıdır. Felsefi anlamda, bu tür duygusal patlamaların önlenmesi, sadece bireysel bir mücadelenin ötesine geçer; aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik bir soru olarak karşımıza çıkar. İnsan, varlık olarak heyecanlanırken, bu heyecanın anlamını ve gerekliliğini sorgular. Peki, ani heyecan nasıl önlenebilir? Felsefi bir bakış açısıyla bu soruyu, varlık, bilgi ve etik üzerinden irdeleyelim. Epistemolojik Perspektif: Bilgi ve Heyecan Epistemoloji, bilgi felsefesi olarak bilinse de,…
4 Yorum